Psiko-Onkoloji

Çocuğum Hangi Durumlarda İhmal ve İstismar Edilmiş Olur?

ÇOCUĞUMA KANSER HASTALIĞIMI NASIL ANLATABİLİRİM?

Aile bireylerinden birisine kanser tanısı konulduğunda tedavi sürecince ailedeki rutin ,düzen değişmesinin yanında aile bireylerinin şok ,öfke,pişmanlık , kaygı,depresyon gibi psikolojik duygulanım durumları yaşaması kaçınılmazdır.Şüphesiz ki bu durumdan en fazla etkilenen aile bireyleri den biri de çocuklardır.

• Çocuğuma aile deki bu durumu açıklamalı mıyım ne kadarını çocuk bilmeli?

Ailenin bir bireyi olarak çocuk da bu konuda kesinlikle bilgilendirilmelidir .Bir şekilde aile içinde gelişen bu süreç çocuğun yaşantısını etkileyeceğinden söylenmediği zaman çocuk evde bazı şeylerin yolunda gitmediği hissine kapılacak ve kendi yöntemleri ile bulmaya çalışırken kendince yanlış yorumlamalar yapacaktır.İlk hissedeceği şey ‘Benden bir şeyler saklanıyor ,ailem bana güvenmiyor bu kadar önemli ve benden saklanması gereken şey nedir?beni neden içlerine almıyorlar?Bu kadar kötü mü?gibi soruların cevabını yalnız başına bulmaya çalışırken bu durum çocuk da kaygı bozukluğu,içe kapanma , hırçınlık,sosyal uyumsuzluk veya depresyona sebep olabilir.

• Çocuğa bu durumu kim açıklamalı?

Çocuğunuza durumu açıklamadan önce ailede bu durumu kimin açıklayacağına karar vermelisiniz. Tabii ki en iyi açıklayacak kişi sizsiniz. Fakat bunu ben yapamayacağım diyerek çocuğunuzun karşısında fazla duygusal olmaktan korkuyorsanız ve böyle bir durumu yaşamak istemiyorsanız(unutmayınız ki duyguları paylaşmak sarılmak ve ağlamak da çocuğunuz ile olan bağınızı sizi ve çocuğunuzu güçlendirecektir.) ailede ki diğer bireylere dede, babanne,anneanne,teyze amcalardan veya bir profosyonelden onkoloji psikoloğunuzdan veya doktorunuzdan yardım isteyebilirsiniz.

• ÇOCUĞUNUZA KARŞI DÜRÜST OLUNUZ!

• Unutmayınız!

• Çocuklar büyüklerin düşündüğünden daha hızlı bir şekilde güçlüklere karşı başa çıkmada uyum gösteririler.Siz açık ve net olduğunuz sürece uzun süredir yapılandırdığınız aranızdaki bu güveni sarsmadan gerçekleri çocuğun anlayabileceği şekilde paylaştığınız zaman çocuğunuzun bu duruma nasıl uyum gösterdiğini düşündüğünüzden daha da iyi olduğunu göreceksiniz.

• Eğer mümkünse ebeveynlerden her ikisi de, anne-baba çocukla konuşmalıdır. Çocuk ile konuşmadan önce nasıl bir konuşma tarzı ve kullanılacak kelimeler özen ile seçilmelidir. Hastalığın ne olduğu ve sonrasında ki aşamalar çocuğa açıklanmalı ve çocuğun rahatlıkla size soru yöneltmesine izin verilmelidir.Eğer yalnız yaşayan bir ebeveyn iseniz, eşiniz yok ise ailenize yakın anneanne, babaanne ,dede ,dayı ,amca gibi aileye veya çocuğunuzun sevdiği birine bu durumu açıklaması için yardım isteyebilirsiniz.Konuşma sürecinde sizin de ortamda bulunmanız herkesin yararına olacaktır.Böylece herkesin s ne konuşulduğu ne söylendiği hakkında bilgisi olacağı gibi yanlış anlamalara yada bilgiyi aktarmada ki bilgi eksikliği veya çarptırılmasına da izin verilmeyecektir.

• Eğer çocukların yaşları arasında çok büyük yaş farkı var ise durumu çocukların yaş düzeylerine göre açıklamaya çalışınız. Bir diğer deyişle 5 yaşındaki çocuğa açıklamak için kullandığınız kelimeler 12 yaşındaki çocuğunuza kullandığınız kelimeler ile aynı olmayacaktır.12 yaşındaki çocuğunuzla konuştuğunuzda küçük yaştaki çocuk bunu kendince anlayıp kendince konuşmadan seçtiği bir kaç kelimeden yola çıkarak yorumlayacaktır,buda çocuğu gerçeklerden uzaklaşmasına sebep olabilir.

• Çocuğunuza karşı olan açıklamalarınız bulundukları yaşa göre açık,basit ve yeterince net olmalıdır.Dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biride açıklarken çocuğa fazla bir bilgi yüklememektir.Durumu çok fazla basit veya çok ciddi olarak gösterilmemelidir.Çocuğun bütün soruları cevaplanmalı ve cevabı olmayan veya bilmediğiniz soruları bunun cevabını öğrenince onu da bilgilendireceğinizi çocuğunuza bildirmelisiniz.

• Çocuğunuza karşı olan açıklamalarınız bulundukları yaşa göre açık,basit ve yeterince net olmalıdır.Dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biride açıklarken çocuğa fazla bir bilgi yüklememektir.Durumu çok fazla basit veya çok ciddi olarak gösterilmemelidir.Çocuğun bütün soruları cevaplanmalı ve cevabı olmayan veya bilmediğiniz soruları bunun cevabını öğrenince onu da bilgilendireceğinizi çocuğunuza bildirmelisiniz.

• Bazı aileler çocuğa söylemek istedikleri şeyleri yazmayı tercih etmektedirler.Bu sevdiklerinizle paylaşmak istediğiniz bu bilgiyi aktarırken tıkanmanızı ve unutmamanıza yardımcı olacaktır.

• Bazı aileler çocuğa söylemek istedikleri şeyleri yazmayı tercih etmektedirler.Bu sevdiklerinizle paylaşmak istediğiniz bu bilgiyi aktarırken tıkanmanızı ve unutmamanıza yardımcı olacaktır.

• Fakat çocuk gelişimi alanındaki profosyoneller ve Psikologlar çocukların aileden bu durumda izole edilmemeleri gerektiğini savunmaktadırlar. Çocuklarda bu durumda sürece katılırsa çocukların çok yumuşak bir şekilde uyum gösterdiklerini ve kendilerince durumu kabullenip başa çıkma yöntemleri bulduklarını göstermişlerdir,boylece herkes gibi çocuklara da duyguları ile bu konuda başa çıkma hakkı, imkanı ve zamanı tanınmıs olmakatdır.

• Fakat çocuk gelişimi alanındaki profosyoneller ve Psikologlar çocukların aileden bu durumda izole edilmemeleri gerektiğini savunmaktadırlar. Çocuklarda bu durumda sürece katılırsa çocukların çok yumuşak bir şekilde uyum gösterdiklerini ve kendilerince durumu kabullenip başa çıkma yöntemleri bulduklarını göstermişlerdir,boylece herkes gibi çocuklara da duyguları ile bu konuda başa çıkma hakkı, imkanı ve zamanı tanınmıs olmakatdır.

• Çocuk her zaman her yerde çocuktur dan yola çıkarak çocuklar çoğu zaman dünyanın kendi çevrelerinde döndüğünü düşünürler .Bu tür bir düşünce aileden birinin hasta olması veya aile de yaşanan zorluktan dolayı değişmez.Bazen çocukların durumu anlamamış veya anlamaz görünmelerine karşı sürpriz olup kızgınlık beslemeyiniz.Sabırlı olmaya çalışıp çocukların sadece rutinlerini yapmak istediklerinden dolayı onların kendilerini suçlu hissetmelerine sebep olacağı sitem ve suçlamalardan kaçınınız.Günlük rutinlerini yapmak çocuklar için oldukça önemlidir çünkü ancak böylece kendilerini güvende hissedebilirler.Çocukların rutinlerini yerine getirmeleri için mümkün olduğunca destek olunmalıdır.

• Çocuk her zaman her yerde çocuktur dan yola çıkarak çocuklar çoğu zaman dünyanın kendi çevrelerinde döndüğünü düşünürler .Bu tür bir düşünce aileden birinin hasta olması veya aile de yaşanan zorluktan dolayı değişmez.Bazen çocukların durumu anlamamış veya anlamaz görünmelerine karşı sürpriz olup kızgınlık beslemeyiniz.Sabırlı olmaya çalışıp çocukların sadece rutinlerini yapmak istediklerinden dolayı onların kendilerini suçlu hissetmelerine sebep olacağı sitem ve suçlamalardan kaçınınız.Günlük rutinlerini yapmak çocuklar için oldukça önemlidir çünkü ancak böylece kendilerini güvende hissedebilirler.Çocukların rutinlerini yerine getirmeleri için mümkün olduğunca destek olunmalıdır.

• Doktorunuzun sizin için planladığı ilaç rutini ve hastaneye gelme zamanı , sisteminden veya değişen durumlardan çocuğunuzu da bilgilendiriniz.Değişen durumlara karşı çocuğunuzun duygularının da değistiğini hissettiğinizde bunu çocuğunuzun ifade etmesi için çocuğunuzu destekleyiniz. Hastahanede yatıyor iseniz ve doktorunuz size ’kan değerleriniz iyi olursa haftaya eve çıkabilirsiniz ‘bilgisini çocuğunuza haftaya eve çıkacağım veya çıkabilirim yerine eğer kan değerlerim iyi olursa şartını da çocuklar ile paylaşma ya alına bilginin hiçbir şekilde değişim göstermeden paylaşmalısınız.

• En önemlisi yerine getiremeyeceğinizden emin olmadığınız durumlar için çocuğunuza söz vermeyiniz.

HANGİ YAŞTAN İTİBAREN ÇOCUĞUM İLE KANSER HAKKINDA KONUŞMALIYIM?

Aile deki bireyin ciddi bir hastalık süreci geçirmesi ve bunun çocuğa söyleme ile ilgili doğru veya yanlış zaman yoktur.Önemli olan çocuğun yaşına ve algılama anlama düzeyine göre doğru bilgi yi verebilmek ve bu bilginin çocuğun yaşamını nasıl etkileyeceğini düşünerek doğru kelimeleri kullanarak vermektir.

3 YAŞ ALTINDAKİ ÇOCUK

3 yaşın altındaki çocuklar ile her ne kadar detaylı sözel iletişim kurulama sa da bu yaş grubundaki çocuklar düzenlerine alışmış ve bu düzenin bozulmasından rahatsızlık duyabilecek algılama ve hissetme yetisini kazanmış yaş grubudur. Bu yaş grubu çocuk için bakan kimselerin mümkün olduğunca tanıdık ve aile bireylerinden oluşması önemlidir.Bu süreçte mümkün olduğunca çocuğa cok sık aralıklarla yabancı olduğu kimselerin bakımın üstlenmesinde yarar vardır.İki buçuk yaşın altındaki yaş grubunda ki çocuklar basit kelimeleri ‘uf olmak’,’ hasta olmak’,’ doktor’,’ilaç’ gibi kelimeleri anlasalar da kemoterapi veya radyoterapi gibi karışık ve tıbbı terimleri anlayamazlar.Bu yaş grubu çocukları ailede veya aile bireyinde oluşan değişimleri ve ciddi bir hastalığın etkisini ailede değişen dinamiklerde gözlemleyip farkındadırlar fakat sözel olarak ifade edemezler.Bu durumda hastalığın elverdiğince çocuk ile vakit geçirmek ve çocuğun bakımını üstlenen kişinin çocuk ile çocuğun hoşlanacağı aktiviteleri yapması bu süreci çocuğun daha az kaygı ile geçirmesine yardımcı olacaktır.

3-5 YAŞ ARALIĞINDAKİ ÇOCUKLAR

Bu yaş grubundaki çocuklar daha çok duygularına göre hareket etme eğiliminde oldukları gibi çevrelerinde oluşan durumlara da duyarlı bir şekilde hissederler. Bu yaş grubu çocuğa en önemli olarak açıklanacak şey hastalığın oluşmasında kesinlikle kendilerinin kötü bir şey yapmadıkları kendilerinin buna sebep olamadıklarının anlatılmasıdır.

Çocuk ile konuşurken kelimelerin açık , net,kısa ve öz olmasına özen gösteriniz.Bu yaş grubu çocuklarında odaklanma çok kısa sürdüğünden dolayı zaman zaman aynı konuyu tekrarlamak zorunda kalabileceğinizi unutmayınız bu sebeple kullandığınız kelimenin açık ,net olmasının yanında sizinde her zaman hatırlayacağınız kelimelerden oluşmasına özen göstermeniz her seferinde farklı kelimeler ile açıklama alan çocuğun sürekli aynı konuyu sorması ve kafasının karışmasının yanında sizinde tolerans sınırınızı zorlamamasına yardımcı olacaktır.

Bu yaş grubu içindeki çocuklar çok hareketli ve enerji doludurlar . Bu enerjilerini kullanmaları ve evde ki duruma çok fazla odaklanıp kaygı derecelerinin artmasını önlemek için fiziksel aktivitelerini gerçekleştirecekleri oyun gruplarına veya spora yönlendirmek negatif enerjilerini atmalarına yardımcı olacaktır.

5-8 YAŞ ARALIĞINDAKİ ÇOCUKLAR

5-8 yaş grubu aralığındaki çocuklar bir şekilde medyadan , çevreden ,veya arkadaşlarından kanser kelimesini duymuşlardır.Bu durumda en iyi yaklaşım biçimi çocuğun kanser kelimesinden ne anladığı ve ne bildiğidir.

Dikkat edilmesi gereken nokta çocuğun okulda vücut organlarını ve işleyişlerini öğrenmiş olduklarını düşünerek daha ayrıntılı ve doğru bilgi vermektir.Bu yaş grubuna ait çocuk dan gelecek soruların neden ve ayrıntıya dayalı olacağını düşünerek daha önceden çocuk ile konuşmadan bu konuşmaya hazırlanmakta yarar vardır.

Hastalık sürecinde çocuklar düzenleri bozulduğu için veya onlar için planlanan şeylerin yerine getirilmediği zaman huzursuzluk çıkarıp duruma tepki gösterebilirler .Fakat aynı zaman da konuşulduğu zaman ve bunun iyi bir nedeni söylendiği zaman da çocuk bu duruma uyum gösterip anlayış göstermektedir.Tedavi sürecinde anne veya babanın hastane de olması veya sürecinde çocuğun düzenini aksatacağından çocuk beni kim okula bırakacak veya derslerim de kim yardımcı olacak sorularını sorması kaçınılmazdır.bunların daha önceden düzenlenmiş olması ve çocuğa bu konuda bilgi verilmesi çocuğun kaygısının azalmasına ve kendini güvende hissetmesine yardımcı olacaktır.

8-12YAŞ ARALIĞINDAKİ ÇOCUKLAR

Bu yaş grubundaki çocuklar çok karışık konuları ,hastalığı ,hastalığın süreç aşamalarını,tedavi süreç aşamalarını anlayabilecek ve kavrayabilecek bilişsel düzeydedirler.hastalık sürecinde aile de neler olduğunu kimin nasıl ne derecede etkilendiğini çok iyi gözlemleyebilirler.Aile içinde karar alırken ve konuşurken çocuğun fikrini almak konuşmalara çocuğu da katmak oldukça önemlidir.Özellikle onun düzenini etkileyecek karalarda düşüncesini sormak veya neden böyle olduğunu veya olması gerektiğini açıklamak evde alması gereken sorumluluğu neden,niçin olarak açıklamak oldukça önemlidir.

Ergenlik öncesi yaş grubundaki çocuklar bir çok değişim ile karşı karşıya oldukları gibi bu değişimler onlar için oldukça karışık bir durumdur. Çocuğunuzu korumak amacıyla bazı bilgileri sakladığınızın çocuk farkına varıp bunu ortaya çıkarırsa çocuğunuz ile aranızda oluşturduğunuz güven bağı ciddi zedelenmelere yol açacağı gibi çocuğunuz sizin hakkınızda hep bir şeyleri kötü şeyleri benden saklarlar benimle paylaşmazlar gibi bir izlenimde oluşacaktır.Zaman zaman çocuğunuza bu konu ile ilgili ne hissettiğini ne düşündüğünü ve hayatın onun için nasıl gittiğini sormanızda fayda vardır.henüz yatişkinliğe erişmemiş bu yaş grubundaki çocukların kaygılarını yok edici desteğe ve morale ihtiyaçları olduğunu ve bunun da sık sık yapılması gerektiğini hatırlamakta yarar vardır.Bu yaş grubu kendi desteğini destek ve moral toplayacak şeyleri kendileri yaratabilecek yetenek ve iç görüye sahip olsalar da ailelerinin yanında olduğunu hissetmeleri bu zor süreç aşamasında önemlidir. Bunun da ailenin zaman zaman çocuğun duygulanım durumunu kontrol etmesi ile mümkündür.

ERGEN YAŞ GRUBU

Çocukların gerek duygusal gerekse fiziksel açıdan değişime uğradığı bir dönem ergenlik dönemi olarak adlandırılır.Bu döneme ulaşıncaya kadar olan süreçte çocuklar Ailede ciddi kanser gibi bir sağlık durumunun söz konusu olduğunun farkında ve bilincindedirler.Bilişsel algıları gelişkin olduğundan kanser gibi evrensel bir hastalığın varlığı ile beraber bu hastalığın etkileri ve süreçleri hakkında bilgi sahibidirler.Dolayısıyla bu hastalığı sorgulama ,eleştirme ve araştırma eğilimindedirler.Bir yetişkin gibi davranılması bekletisinde ve isteğinde olduklarından anne babanın bu durumu dikkate almasında iletişimin ve aile ilişkilerinin sağlığı açısından göz önünde bulundurulmalıdır.Bu zor süreçte bu yaş grubunda olan çocuklar kendilerini rahatlatmak için yakın arkadaşları ile daha fazla vakit geçirme ve aileden biraz uzaklaşma eğilimine girebilirler bu aileden kaçma veya ailede ki bu sürece ilgisizlik görmezden gelme duyarsızlık olarak algılanamamalıdır.

Küçük yaşdaki çocuklar için genelde nasıl kelimeler kuracağımız iletişim de nasıl bir yöntem izlememiz gerektiğini genelde düşünür ve ona göre hareket edilmesine rağmen ergen grubu için bu durum gerekli değildir.Bunun yanında ergen için zaman ayırmak gerekli bir durumdur.En önemli nokta tutarlı olmak ve kendi fikirleriniz ile dürüst olmaktır.

Ergenler soyut ve kuramsal kavramaları anlayabilecek düzeyde olduğundan felsefi,dini ve kişisel duygularınızı paylaşmanızın yanında bilemediğiniz veya kesin olmayan düşüncelerinizde rahatlıkla paylaşabilirsiniz.

NASIL SÖYLENMELİ

Her ailenin kendine göre bir aile iletişim tarzı olduğu gibi her çocuğunda kişiliğine göre iletişim tarzı vardır.

Bunu çocuğun ailesinden başkası daha iyi bilemez.Çocuğa yavaş yavaş ve aşamalı söylemek anladıkça adım adım soru sormasın izin vererek açıklamak çocuğun ani bir şoka girmesine veya beklenmedik bir davranış ile birlikte ağır bir travma yaşamasına engel olacaktır.

Aşağıda bazı size yardımcı olacak örnekler sunulsa da lütfen bunlar kullanırken çocuğunuzun duygusal durumu ve kişilik yapısını aile bireyi ile olan yakınlık ve nasıl tepki vereceğini düşünerek kelime ve cümleleriniz seçiniz.

KANSER TANISI KONULDUĞUNDA

• “Anne hasta bu hastalık grip , nezle gibi birkaç günde geçecek değil bu hastalık biraz ciddi ve diğer hastalığım iyileşmesi biraz uzayacak”

• “Baba hastane de biraz uzun kalacak ki iyileşebilsin. Baba da orada olmak istemiyor ama iyileşmesi için bu gerekli ve baba o yüzden şu anda evde olamıyor.Orada doktorlar ona bakıyorlar ki iyi olsun.

• “Anne uzun süre ilaç alacak ve bu ilaç anneyi iyileştirecek . Bu iyileşme süreci yaza kadar sürecekmiş.

• “‘Hastayım ve bu hastalığa doktorlar kanser diyorlar senden istediğim tek şey bu konuda sorularını bana sorman duyduklarına ve başkalarının söylediklerine bu hastalık hakkında inanmaman çünkü bu hastalık herkes de farklı etkiler yaratıyor.”

• “Vücudum da kanser denilen bazı maddeler var doktorlar ilaç verecek ki bunlar vücudumdan gitsin ve ben iyileşeyim.”

• “Kanserin birçok çeşidi var hepsi çok farklı bazı kanserler bazı kişilerde çabucak iyileşebilir bazı kimselerde iyileşme yavaş veya iyileşme olmayabilir. Bazen kanserden dolayı ölüm olur bazen de olmaz.”

• Amcan daki kanser ile bendeki kanser tamamen farklı amcanın bu kanserden dolayı ölmesi benim de öleceğim anlamına gelmez çünkü bazı kanserler de kişiler iyileşemez. Bazı kanserler de iyileşebilirler.

• “Kanser bulaşmaz , kişiden kişiye veya bir eşyadan geçmez.

KANSER TEDAVİSİ

• “ Anne ilaç alacak ki iyileşsin bu ilacın adına” kemoterapi” deniliyor. Kemoterapi yavaş yavaş kanseri yok edecek.

• “Kanser tedavisi için ilaç almaya” kemoterapi” deniyor .”

• “Baba iyileşmek için ilacı ağızdan içerek alamıyor bu yüzden kolundan pipettende ince bir boru ile vücuduna ilaç veriliyor ve bu babanın canını acıtmıyor.”

• “Kanser hakkında doktorlar çok şey biliyorlar ve çok iyi tedavi ediyorlar.”

• Özel bir fotoğraf makinesi organların ve kemiklerin resmini çekiyor bu fotoğraf makinesine x-ray deniliyor. Bu resme doktorlar bakıp kanserin olup olmadığını veya iyileşip iyileşmediğin ide anlayabiliyorlar o resimler kanser olup olmadığını gösteriyor.

• Kanser tedavisinde özel bir makine daha var bu makinede kanserin yok olmasını sağlıyor bir çeşit ilaç gibi. Bu tedavi şekline” ışın tedavisi” deniliyor.

• “Annenin kolunda gördüğün o küçük morluk kanser ile savaşması için anneye koldan çok ince bir boru ile ilaç verdiler o yüzden bu morluk oluştu çok çabuk geçecek bir iz”

TEDAVİ SONUNDA GELECEKTE NELER OLABİLİR?

• “Anne gerçekten çok hasta doktorlar annenin şu sıralarda çok iyi olduğunu söylüyorlar annenin iyileşmemesi için hiçbir neden yok sadece biraz zamana ihtiyacımız var doktorların verdiği ilaçlar annenin vücudunda kanser ile savaşıyor bu da zaman gerektiriyor eğer anne kötüleşirse bunu ilk benden duyacaksınız bu yüzden şu anda anne iyileşmiyor diye düşünmemizin anlamı yok.”

• “Bazı insanlar kanserden ölürler fakat çoğu kimsede iyileşir ve çok uzun yaşar.”

• “Doktorlar benim iyileşeceğimi söylüyorlar Kansere yakalanan çoğu kimse uzun süre yaşıyor ,bende yaşayacağım. Eğer herhangi bir değişiklik olursa sana söyleriz”

• Doktorlar şu ıralarda babanın gayet iyi olduğunu söylüyorlar ilaç işe yarıyor ve babayı iyileştiriyor . Eğer ilaç işe yaramaz ise baba ölebilir bunu henüz bilmiyoruz ama bir değişiklik olduğunda size de söyleyeceğim”

• Anne iyileşmeye başlar ise bunu size söyleyeceğim”

• Şu anda ilaçların işe yarayıp yaramayacağını kanseri kovup kovamayacağını kimse bilmiyor ,şu anda bizim yapabileceğimiz şey dua etmek ve iyi şeyler düşünmek.”

• “Annenizin iyileşmeyebilir bunun için üzülmen gayet doğal hatta zaman zaman ağlayabilir kendini çok üzgün hissedebilirsin fakat annen bunu her zaman yapmanı her zaman üzgün üzgün hiçbir şey yapmadan bütün günü geçirmeni istemez.”

• “Annen senin okuluna gitmeni ,arkadaşların ile oynayıp dolaşmanı isterdi.”

DUYGULARIMI ÇOCUKLARIM İLE PAYLAŞMALI MIYIM?

Kendiniz ile barışık ve kanseri kabullenip tedavi sürecine hazır iseniz çocuklarınız ile duygularınızı paylaşabilmelisiniz. Çocuklar duygularını kontrol etmeyi çevrelerindeki sevdikleri ile kolayca öğrenebilirler. Zaman zaman sizin bir yansıtmanız, aynanız bile olabilirler siz üzgünseniz bu durum onları da kolaylıkla etkiler aynı durum siz mutlu iseniz onlara da yansır ve onlarda sizin gibi davranırlar.Çocuğunuza sakince yaklaşırsanız çocuğunuzun da size sakince yaklaşması ve bunu sakince karşılaması kaçınılmazdır.Bütün bunların yanında kanser gibi ciddi bir hastalıktan ve onun tedavisinden veya ölüm olasılığından bahsetmek her şart altında oldukça üzücü ve moral bozucudur.

İlk yapılacak şey hastalığı ve bunun getireceği tedavi sürecinde karşılaşılabilecek adımları çocuğunuzla paylaşıp onları bu duruma hazırlamalısınız.Bunu yapabilmenin ilk şartıda sizin doktorunuz ve sağlık ekibiniz tarafından bu süreçte yaşayacağınız bilgilerin size verilmiş olması ve süreçte ne yaşayacağınızı sizin de açık net bir şekilde biliyor olmanızdır.Size bildirilen bu bilgileri eşiniz veya ailede çok yakınız ve diğer aileye yakın kişiler ile paylaşıp nasıl bir yöntem ile çocuğunuz ile paylasacağınız ve onlarında yardımları olmasıdır.Unutmayınız ki çocuğunuz sızın ruhsal olarak olarak durumunuzun bir yansıtmasını yasayacaktır. Şok,kızgınlık,öfke,üzüntü,,korku,kaygı,ve umut bu hastalık sürecinde yaşanacak kaçınılmaz duygulanım durumlarıdır.

Eğer durumunuzu çocuğunuza açıklayacak güçte kendinizi bulamıyorsanız eşinizden, çocuğunuzun sevdiği güvendiği bir aile büyüğünden yardım isteyebilirsiniz. Bu da mümkün değilse bir psikologdan veya bu alanda eğitim almış bir sağlık personelinden yardım alabilirsiniz.

Çocuğunuz ile kendi duygularınız hakkında ki iletişiminiz çocuğunuza da bu durumun normal bir durum olduğunu ve sizin bunu konuşabilecek kadar doğal bir durum olduğunu çocuğunuza gösterecektir.

Çocuklar duygularını tam olarak ifade edebilecek olgunlukta olmayabilirler.Ebeveyn olarak burada onlara rehber olacak rol model siz olacaksınız.çocuklar daha çok duygulanım durumlarını oyun yolu ile ifade etme yoluna gitmektedirler, bu gibi durumlarda bu sebeple çocuğunuzun bu süreçte bir profosyonelden sizin kadar onun da destek olması önemlidir.Duygularınız ifade etmediğiniz durumlarda çocuklar merak ve kaygı içinde diğer kişilerim ne söylediklerine ve sizin davranışlarınıza odaklanacaklardır.kendi dünyalarında bu durumu daha ciddi veya gercegınden daha farklı yorumlayacakları gibi aileden yana kendilerıne yapılan bir ayırımcılık izolasyon ve onu aileye katmamak gibi algılayacaklardır.

Eğer çocuğunuzun kişiliği içine kapanık ise böyle bir gelişim sürecinde hemen duygularını açmasını veya düşüncelerini açığa dökmesini beklemeyiniz.

Duygularını açığa vurmak sizin ile paylaşması için onlara zaman vermeniz gerektığini ve onları çocuğunuza baskı yapmamanız gerektiğini unutmayınız.

Bu sürecin duygular ve ne hissedip ne hissetmeyecekleri ile ilgili olarak ailenin ve yakınların olduğu kadar çocuklarında çok karışık bir dönem olduğunu hatırlayınız.

Neler olduğuna dair duygularınızı saklamamanıza rağmen sakinliğinizi korumaya özen göstermekte çocuklar üzerinde büyük yarar gösterecektir. Çocuklar sizin aşırı kabulleneme veya üzgünlüğünüzle ile birlikte hastalığınız açıklamanıza şahit olmamalıdırlar.

Çocuğunuz duygularını ifade etmekte zorlanıyor ise bu süreçte öncelikle çocuğunuzun sevdiği bir aktivite olmakla beraber müzik ,sanat ve fiziksel aktiviteye yönlendirmeniz onun bu süreci kolay geçirmesine ve duygularını bir şekilde bu yol ile ifade etmesine yardımcı olacaktır.

Çocuğunuzun önünde ağladığınızda kendinizi suçlayıp bunu başaramadım duygusuna kapılmayın ağladığını saklamaya çalışmak yerine ağladığınızı kabul etmelisiniz ‘ağlıyorum çünkü bu bana iyi geliyor rahatlatıyor’sözleri ile kendinizi ifade etmelisiniz.

Unutmayınız ki siz de bir insansınız ve ağlamak da duyguları ifade etmekte gayet doğal bir gereksinimdir.

KANSER TEDAVİSİ SÜRECİNDE ÇOCUĞA NELER SÖYLEYEBİLİRİZ

• Sende olmadığını düşünsen bile bazen annelerine kanser tanısı konmuş çocukları çok etkileyebilir . Bazı çocuklar okula uyum sağlayamaz , ders çalışamaz ,derse odaklanamaz.Bazı çocuklarda uyuyamaz veya yemek yiyemez yada hiç acıkmazlar.Çocuklarda bunlar oluşur çünkü çocuklar bu konuda çok üzülüp duyguları çok karışır hayat ile ilgili ne hissedeceklerini bilemeyebilirler eğer bunlar sende de oluyor ise veya bunları sende yaşıyor isen seni daha iyi hissettirmek ve bir yol bulmak için konuşmamız gerekir.

• Herkes yaşadıkları ile ilgili farklı derecede duygular hissederler herkesin duyguları değişiktir . Duygularını ifade etmenin bir yolunu bulmalıyız bunu yazarak, günlük yazarak , resim veya spor yaparak dışarıya atabilirsin ve yansıtabilirsin böylece negatif duyguların içinde birikmesini önleyebilirsin.

• Hissettiğin veya hissedeceğin duyguların senin için daha önce hiç yaşamadığın veya deneyimin olmadığı duygular olabilir. Bunları yakınların ile paylaşman seni rahatlatabilir.

• Bir şey hakkında üzülmek insanı gerçekten çok yorar ve bütün enerjisini alabilir. Seni düşündüren üzen bu konular hakkında konuşmak sana iyi gelecektir.Bu konuları benimle de konuşabilirsin bazen başkaları ile de bunu yapmandan ben hiç sıkıntı duymam istediğin kişiler ile paylaşabilirsin.

• Bu süreçte bazen benim kötü geçireceğim zamanlar olacaktır bunlar kendimi çok halsiz hissetmem ,mide bulantılarım ve kusmam gibi bundan etkilenip seninde bazı günlerin çok iyi geçmeyebilir.

• Aklına gelen bütün soruları bana rahatça sormalısın . Bu soruları cevaplarken bazen çok hüzünlenebilir hatta ağlayabilirim bu senin beni üzdüğün anlamına gelmez sadece kendimi üzgün hissettiğimden dolayı olduğunu bilmeni istiyorum. Bazen gerçeklerin konuşulması acı da olsa önemlidir.

Amerikan Kanser sitesinden referans alınarak yazılmıştır.

Kanser tedavi sürecinde ihmal edilen ve yalnız bırakılan çocukların olmasına izin vermeyiniz.

Uzm.Klinik Psikolog Almıla Şen

Almıla Şen - Kişisel Web Sitesi

© 2018, Tüm Hakları Saklıdır. Kısmen ya da tamamen yazılı izin olmaksızın kopyalanamaz.